Blogger templates


Sitemizi Facebook'ta Beğenin

24 Ağustos 2014 Pazar

Yaygın Olarak Kullanılan Yanlış Söylemler

galat-ı meşhur lugat-ı fasihten evladır ne demektir, galatı meşhur ne demektir, meşhur yanlış ne demektir, yanlışı daha çok kullanılan sözler, yanlış bilinen doğrular, yanlış kullanılan sözler, yanlışı doğru sanılan sözler, yanlış kullanılan cümleler, yanlış söylenen sözler, 
Günlük hayatta kullanmaya alışkın olduğumuz kelimeler ve cümleler vardır. Bunları kullanırken, niye öyle oldukları hakkında pek düşünmeyiz. Çünkü o söylemler öyledir ve bunu herkes bilir. Fakat aslında yanlış kullandığımız birçok söz vardır. Yani; aslında halk arasında doğru kullanımı dediğimiz hâlleri, aslında o sözlerin yanlışıdır. Buna "Herkesin Bildiği Yanlış" denir.

 "Herkesin bildiği yanlış" ya da "Doğru bilinen yanlış"; ne söylerseniz söyleyin. Edebi alana yatkın olanların hemen aklına gelmiştir; bu sözlerin aslı "Galat-ı meşhur"dur, "Meşhur yanlış". Osmanlı Türkçesinde "Galat-ı meşhur, lugat-ı fasihten evlâdır." şeklinde bir atasözü de bulunmaktadır. Günümüz Türkçesine uyarlarsak;  "Meşhur yanlış, sözlükteki doğrudan daha geçerlidir."

İşte biz de istedik ki, bu meşhur yanlışların bazılarını sizlerle paylaşalım. Belki doğru kullanımlarının yaygınlaşması konusunda siz de elinizden geleni yapar, güzel Türkçemizi bu yanlış kullanımlardan arındırırsınız. Hoş, Osmanlı devrindeki söz gereğince, onların yanlış kullanımları zaten doğrularından daha geçerli ama; biz yine de doğrularını da bilelim en azından...

"Göz var nizam var" değil, "Göz var izan var." biçimindedir. (izan: anlayış, anlama yeteneği. nizam: düzen, kural)

"Eşek hoşaftan ne anlar" değil, "Eşek hoş laftan ne anlar" biçimindedir.

"Aptala malum olurmuş" değil, "Abdala malum olurmuş" biçimindedir.(aptal: alık. abdal: derviş)


"Güzele bakmak sevaptır" değil, "Güzel bakmak sevaptır" biçimindedir.

"Azimle sıçan duvarı deler" değil, "Azimli sıçan duvarı deler" biçimindedir. (sıçan: bir çeşit fare)

"Kısa kes aydın havası olsun" değil, "Kısa kes aydın abası olsun" biçimindedir. (aba bir giysidir ve Aydın efesinin abası kısa ve dizleri açıktır.)

"Su uyur düşman uyumaz" değil, "Sü uyur düşman uyumaz" biçimindedir. (sü: asker)

"Saatler olsun" değil, "Sıhhatler olsun" biçimindedir. (sıhhat: sağlık)
 
"Su küçüğün söz büyüğün" değil, "Sus küçüğün söz büyüğün" biçindedir.

"Elinin körü" değil, "ölünün kûru" biçimindedir. (kûr: mezar, gömüt)

"Sıfırı tüketmek" değil, "Zafıri tuketmek" biçimindedir. (zafır: soluk)

"Eni konu" değil, "Önü sonu" biçimindedir.

"Ana gibi yar olmaz, Bağdat gibi diyar bulunmaz" değil, "Ane gibi yar, Bağdat gibi diyar olmaz". (Ane: Bağdat yakınlarında bir uçurumdur.)


İlginizi Çekebilecek Diğer Konular
Hacı Mandal Mührü Deyiminin Hikayesi


0 yorum:

Yorum Gönder