Blogger templates


Sitemizi Facebook'ta Beğenin

12 Temmuz 2014 Cumartesi

Hz. İbrahim Sofrası ve İhtiyar

Hz. İbrahim (a.s.) çok cömertti. Elinde ne varsa başkalarıyla paylaşır, malını kimseden esirgemezdi. Bir gün, yemek saati yaklaştığında evinin dışına çıktı. Evinde misafir yoktu ve o büyük Peygamber bu durumdan hiç hoşlanmazdı.

Yolun kenarında geçecek bir yolcu beklemeye başladı Hz. İbrahim. Biti geçecekti ki; o da onu eve davet edecek, yemeği birlikte yiyecekti. Bekledi, bekledi. Derken seksenli yaşlarda bir ihtiyar geldi öteden. Hz. İbrahim, hemen atıldı ve ihtiyarı evine yemeğe davet etti.

Evde yemeğe başlarken, Hz. İbrahim besmele çekti. Sonra baktı ki; misafiri besmele çekmeden yemeğe başlıyor. Hemen sordu Allah'ın peygamberi.

“Allah’ın adını anmadan mı yemeğe başlayacaksın?”

“Ben Allah’a inanmam.” dedi yaşlı adam.

Hz. İbrahim şaşırdı ve kızdı.

“Ben soframda Allah’a inanmayan birisini görmek istemem” dedi.

Adam sofradan kalktı ve evden çıkıp gitti. O an Allah, Hz. İbrahim’e seslendi:

“Ey İbrahim! Ben, bana inanmamasına rağmen o kulumu 80 yıldır besledim. Hiçbir zaman hiçbir kuluma bana inanmadığı için rızık vermemezlik yapmadım. Benim 80 yıldır bana inanmamasına rağmen doyurduğum kulumu, bir öğün doyurmak mı sana zor geldi?”

Hz. İbrahim yaptığı hatayı anladı, hemen yaşlı adamı aramak için evden ayrıldı. Yaşlı adamı bulduğunda ona şöyle dedi:

“Ey misafir! Gel, tekrar evime gidelim. Sana sofraların en güzelini kurayım. Ben seni Allah’a inanmadığın için soframdan kaldırdım, ama Allah bunun için bana vahyetti. “Ben o kulumu bana inanmamasına rağmen 80 yıldır doyuruyordum. Sen neden doyurmadın?” dedi. Ne olur dön evime, otur soframa…”

Yaşlı adam yaşaran gözlerle baktı Hz. İbrahim’e.

“Ben 80 yıldır Allah’a inanmadım. Ama doğru; Allah bana her öğün yemek verdi. Ve sonra da, bana yemek vermediğin için seni uyardı öyle mi? Gerçekten dediğin yaratıcı yücelerin yücesidir. Ey İbrahim, bana senin dinine nasıl girileceğini öğret. Bundan sonra; ben de senin rabbine iman ettim.”

***

Kıssadan hisse: Biz kimiz ki; Allah’ın Hz. İbrahim’e bile vermediği yetkiyle, kendisine inanmayanları yargılayabiliyoruz? Biz kimiz ki; Allah’a inanmayanlara, onun dinine girmeyenlere zulmedebiliyoruz? Dinsizin birini, Allah’a inanmadığı için sofrasından kaldıran bir peygamberi uyaran ve o adamı tekrar sofrasına davet ettiren Allah; bize böyle durumlarda ne cezalar verir acaba? Elbette Allah katında hak din İslam’dır. Ama inanmayanları da besleyen Allah’tır. Yani, O onlara çalıştıklarında mükâfatını veriyorsa; biz niye O’nun bize verdiklerini onlardan esirgiyoruz?

0 yorum:

Yorum Gönder