Blogger templates


Sitemizi Facebook'ta Beğenin

31 Temmuz 2011 Pazar

ingilizce Otel Diyalog Örnekleri

Customer (Müşteri): Good afternoon (İyi günler).
Receptionist (Resepsiyonist): Good afternoon (iyi günler). How can I help you? (Size nasıl yardımcı olabilirim?)
Customer: I have a reservation for the name of Jack Swift (Jack Swift adına bir rezervasyonum var).
Receptionist: I’ll check right now (Şimdi kontrol ediyorum). Hmm.. Yes, Mr Jack Swift. (Evet, Bay Jact Swift). Your reservation is for three days, isn’t it? (Rezervasyonunuz üç günlük, öyle değil mi?)

Customer: Yes, it is (Evet, öyle).
Receptionist: Your room number is 202 (Oda numaranız, 202). Here is your key (Buyrun anahtarınız). Bellboy will bring your luggages. (Bellboy {Otellerde valizleri odaya taşıyan hizmetli } valizlerinizi getirecek). Have a nice day (İyi günler dilerim).
Customer: Thank you (Teşekkür ederim).

  ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ 
Bellboy: Here is your room (İşte odanız). These are the remote controls of air conditioner and TV (Bunlar da, klima ve tv’nin uzaktan kumandaları). Do you want me to show how they work? (Nasıl çalıştıklarını göstermemi ister misiniz?)
Customer: No need, thanks (Gerek yok, teşekkürler).
Bellboy: Have a nice day sir. (İyi günler dilerim efendim).

Konuyla ilgili diğer ifadeler
Double room = Çift kişilik oda
Single room = Tek kişilik oda
Suite = Süit (oda)
Half board = Yarım pansiyon
Full board = Tam pansiyon
All inclusive = Herşey dahil
Restaurant = Restoran
Cafe = Kafe
Pool bar = Havuz bar
Lobby = Lobi
Open buffet = Açık büfe
à la carte = Alakart
Extra bed = Ekstra yatak
Towel = Havlu
Sheet = Çarşaf
Pillow = Yastık
Quilt = Yorgan
Blanket = Battaniye
Housekeeper = Kat şefi
Room maid = Oda görevlisi
Waiter = Erkek garson
Waitress = Kadın garson
Room Service = Oda servisi
Busboy = Komi
Barmen = Barmen
Barmaid = Kadın barmen
Reservation manager = Rezervasyon müdürü
F & B (Food and Beverage) Manager = Yiyecek – İçecek Müdürü
Front Office Manager = Ön Büro Müdürü
Can you wake me up at eight o’clock in the morning? = Beni sabah 8’de uyandırabilir misiniz?
Can you send a technician? = Bir teknisyen gönderebilir misiniz?

0 yorum:

Yorum Gönder