Blogger templates


Sitemizi Facebook'ta Beğenin

31 Temmuz 2011 Pazar

Ay başlarının Belirlenmesi (Soru - Cevap)

 SORU: Ramazan ve şevval ayı nasıl belirlenir?
 CEVAP: Hava açık olunca, ramazan ve şevval ayı kalabalık bir topluluğun, kapalı olunca ramazan ayı erkek olsun kadın olsun adil bir kişinin, şevval ayı ise adil iki erkeğin veya bir erkek ile iki kadının hilali görmesiyle belirlenir.
 Zilhicce ayının belirlenmesi de şevval ayının belirlenmesi gibidir(Şafiilere göre ramazan ayı adil bir erkeğin, şevval ayı ise adil iki erkeğin hilali görmesiyle belirlenir. Havanın açık veya kapalı olması farketmez. Envar, 1/157).
 

 SORU: Yalnız başına hilali görüp, şahitliği reddedilen kimsenin oruç tutması gerekir mi?
 CEVAP: Evet, bu durumda o kişinin oruç tutması gerekir. Eğer o gün oruç tutmazsa kaza eder. Bundan dolayı kefaret gerekmez. Zira gördüğü şey hilal değil bir hayal olduğu düşünülebilir. Fakat şevval hilalini görüp de şahitliği reddedilen kimsenin iftar etmesi caiz değildir(Şafiileri göre caizdir. Envar, 1/165).
 
 SORU: Gündüz görülen hilale itibar edilir mi?
 CEVAP: Hayır, gündüz görülen hilale itibar edilmez. Bu yüzden o gün ne oruca başlanır ve ne de oruçtan çıkılır. Görülen bu hilal gelecek geceye ait olmuş olur. Fakat İmam Ebu Yusuf'a göre zevalden sonra görülen hilal gelecek geceye ait ise de zevalden önce görülen bir hilal evvelki geceye aittir. Bunun için bu hilal ile ramazan ve bayram belirlenmiş olur. Çünkü bir hilal iki gecelik olmadıkça normalde zevalden önce görülmez(Şafiilere göre de gündüz görülen hilale itibar edilmez. Envar, 1/158).
 
 SORU: Bir ülkede hilal görülünce diğer Müslümanların buna uyması gerekir mi?
 CEVAP: Ayın doğuş yerlerinin farklı oluşuna itibar etmeyen Hanefilere göre bir yerde hilal görülmesi halinde bütün Müslümanların buna uyması gerekir.
 Ayın doğuş yerlerinin farklı oluşuna itibar eden Şafiilere göre ise herhangi bir yerde ay görüldüğü zaman bunun hükmü yalnız buraya yakın beldeleri bağlar, uzak beldeleri bağlamaz. Ayın doğuş yerlerindeki farklılık yirmi dört fersah (yaklaşık yüz otuz beş km.) den daha az bir mesafe olmaz. Ancak hilalin sabit olduğu bir ülkede hakim oruç tutmak veya bayram yapmak için hüküm verirse hakimiyeti altında bulunan herkesin (Şafiiler de dahil) hakimin hükmüne uyması zorunludur.
 
 SORU: Ayın doğuş yerlerinin farklı olmasına itibar etmeyen Hanefilerin delilleri nelerdir?
 CEVAP: Hanefilerin bu husustaki delilleri sünnet ve kıyas'a dayanır.
 Sünnetten delillerı: Ebu Hureyre tarafından rivayet edilen şu hadis-i şerif'tir: "Ayı görünce oruç tutun, ayı görünce oruç bozun. Eğer hava bulutlu ise şabanın günlerini otuza tamamlayın".
 Hadis-i şerif'te bütün Müslümanlara hilalin görülmesiyle birlikte oruç tutmaya başlamaları mutlak olarak emredilmiştir.
 Kıyastan delillerı: Hanefiler bu hususta uzak ülkeleri hilâlin görüldüğü beldeye yakın ülkelere kıyas etmişlerdir. Bu ülkeler arasında bir ayırıma gitmek herhangi bir delile dayanmamaktadır.
 
 SORU: Ayın doğuş yerlerinin farklı oluşuna itibar eden Şafiilerin delilleri nelerdir?
 CEVAP: Şafiiler de bu hususta sünnet ve kıyastan delil getirmişlerdir.
 Sünnetten delillerı: Kureyb hadisi olarak meşhur olan şu hadistir: "Ümmü'l-Fadl, Kureyb'i Şam'da bulunan Muaviye'ye göndermiştir. Kureyb demiştir kı: "Şam'a geldim ve Ümmü'l Fadl'ın ihtiyaçlarını giderdim. Ben Şam'da iken Ramazan hilali girmişti. Cuma gecesi hilali gördüm. Sonra ayın sonunda Medine'ye geldim. Abdullah b. Abbas hilalden bahsederek sorular sordu ve hilali ne zaman gördünüz? dedi. "Cuma gecesi gördük" dedim. İbn-i Abbas "sen hilali gördün mü? diye sordu. "Evet gördüm" dedim. İnsanlarda hilali görerek oruç tuttular. Muaviye'de oruç tuttu dedim. İbn-i Abbas ise "Fakat biz hilâli cumartesi gecesi gördük, ramazanı otuza tamamlayınca veya hilali görünceye kadar oruç tutmaya devam edeceğiz" dedi. Kendisine: "Muaviye'nin orucu ile hilali görmesiyle yetinmeyecekmiyiz" dedim. İbn-i Abbas "Hayır, Resullullah (a.s.) bize böyle emretti" dedi.
 Bu hadis, İbn-i Abbas'ın Şam halkının hilali görmesiyle yetinmediğine ve bir belde halkına başka bir belde halkının hilali görmesiyle amel etmesi gerekmediğine delalet etmektedir.
 
 Kıyas'tan deliller: Şafiiler ayın doğuş yerlerinin farklılığını güneşin doğuş yerlerinin farklılığına kıyas etmişlerdir.(el-Fıkhu'l-İslami, 2/607)
 
 SORU: Ay başlarının belirlenmesinde hesap ile amel etmek caiz midir?
 CEVAP: Alimler, aybaşlarının belirlenmesinde hesap ile amel etmek konusunda farklı görüşler belirtmişlerdir. Caiz görmeyenlerin dayandıkları delillerin başlıcaları şunlardır:
 1- Hadis-i şerif'te "hilali görmedikçe oruca başlamayın hilali görmeden orucu bırakıp bayram yapmayın, hava kapalı olurda hilali görmezseniz ayı otuz gün takdir edin41" buyurmuştur.
 Görüldüğü gibi hadis-i şerifte hesaptan veya müneccimlerin vereceği bilgilerden söz edilmeyip, hilalin görülmesi, görülmediği taktirde ayın otuz güne tamamlanması emredilmiştir. Eğer hesapla amel edilmesi caiz olsaydı Peygamber Efendimiz ayı otuza tamamlamayı emretmeyip hesaba başvurun buyururdu.
 2- Yine peygamberimiz müneccimlere inanmayı ve bu ilimle uğraşmayı men edip "Kim bir kahine veya müneccime giderek (ondan gaybe ait haber sorarsa) Muhammed'e indirileni inkar etmiş olur" buyurmuştur.
 3- İlm-i Nücum, kesin bir bilgi veya galip bir zan olmayıp hayal ve tahminden ibarettir.
 4- Dini bir görevin zamanının belirlenmesi hususunda hesaba itibar etmek hesap bilenlerin azlığı sebebiyle dini vecibelerin yerine getirmesini zorlaştırır. Oysa ki dinde kolaylık esastır.
 Aybaşlarının belirlenmesinde hesap ile amel etmeyi caiz görenler hesap ile amel etmeyi caiz görmeyenlerin ileri sürdükleri delilleri şu şekilde cevaplandırmışlardır:
 1- "Ramazan hilalini görünce oruca başlayın..." anlamındaki hadis-i şerif hilalin hesapla belirlenmesini yasaklamayıp, herkesin kolaylıkla başvurabileceği ruyet yolunun kullanılabileceğini göstermektedir.
 2- Hadis-i şerif'te yasaklanan ilm-i nücum günümüzün astronomi ilmi değildir. Bu hadis-i şerif'te yasaklanan şey yıldızların hareketlerinden geleceğe ait haberler çıkarmaktır.
 3- Günümüzdeki astronomi ilmi hayal ve tahminden ibaret olmayıp elde ettiği sonuçlar kesin delillere dayanmaktadır.
 4- Hesapla amel etmenin caiz olması herkesin astronomi bilgilerini öğrenmesini zorunlu kılmaz. Nitekim hilali gözetlemede herkes zorunlu tutulmamıştır. Toplum içinde bir kaç kişinin hilali arayıp görmesi yeterli görüldüğü gibi hesap işinde de bazı alimlerin uğraşması yeterlidir."(1979'da İstanbul'da toplanan "Rüyetü'l-Hilal" konferansına sunulan Başkanlık tebliğinden alınmıştır).
 Hilalin tesbitinde hesapla amel etmeyi benimseyip ısrarla savunan Hicri sekizinci asır alimlerinden Es-Subkî bu konuda şöyle demektedir: "Ayın otuzuncu gecesinde hilalin görüldüğüne şehadet edenlere karşı astronomi ve hesap uzmanları" hesaba göre hilalin görülmesi mümkün değildir" deseler, astronomi ve hesap uzmanlarının sözü ile amel edilip şahitlerin şehadeti reddedilir. Çünkü riyazi hesap kat'idir. Şehadet ise zannidir demektedir.
 
 SORU: Suudi Arabistan takvimlerinde Ramazan ayı neden Türkiye'deki takvimlere göre bir gün önceden başlar?
 CEVAP: Suudi Arabistan'da ayların başlangıcı olarak kavuşum (Ay ile güneşin aynı hizaya gelmesi demektir. Ayın kavuşum noktasından çıkması ve dünyadan görülebilmesi, sekiz derecelik bir açı çizmesiyle mümkün olur) noktası esas alınırken Türkiye'de kavuşum noktası değil ayın hilal halinde yeryüzünde ilk defa görülebileceği zaman esas alınır. Bundan dolayı Suudi Arabistan takvimlerinde Ramazan ayı bir gün önce başlar.
 Ayların başlangıcı için ayın hilal halinde görülebileceği zamanın esas alınması daha isabetlidir. Çünkü bu konudaki hadis-i şeriflerde ru'yet (görülme) lafzı kullanılmıştır.
 
 SORU: İslam ülkelerinde farklı günlerde oruca başlamanın veya bayram yapmanın sebepleri nelerdir?
 CEVAP: İslam ülkelerinde farklı günlerde oruca başlamanın veya bayram yapmanın başlıca nedenleri şunlardır:
 1- Ayın doğuş yerlerinin farklı oluşuna itibar edilip edilmemesi.
 2- Ay başlarının hesapla belirlenmesinin caiz görülüp görülmemesi.
 3- Ayların başlamasında kavuşum noktasının mı yoksa ayın hilal halinde görülebileceği zamanın mı esas alınacağı hususunda ihtilaf edilmesi.
 4- Bir ülkede hilalin görülmesinin diğer ülkelerde tereddütle karşılanması.
  5- Hilalin belirlenmesi konusunda mezhep görüşlerinin farklı oluşu. Örneğin, açık havada Ramazan ayı Hanbelilere göre adil bir kişinin, Hanefilere göre ise kalabalık bir topluluğun hilali görmesiyle belirlenir.

Tüm Dini Konular İçin Tıklayınız 

0 yorum:

Yorum Gönder